#okuduklarım

Bir kaç gün önce Instagram’da Nisan sonuna kadar okumayı planladığım kitapların yandaki görselini paylaşmıştım. Evden çalışma düzenin verimli olması için planlı olmak şart. Hedefler koymak o hedeflere doğru ilerlemek. Şirketlerin, insanların deneyime odaklanmaları kısa vadeli dip toplam rakamları yerine daha dolu bir amaç edinmeleri gerektiğine inanıyorum. Çıktığı günden beri merak edip, bulamadığım ‘Fast Company Türkiye’nin ilk sayısını dün buldum. Uzun zamandır kendimi bu kadar kaptırdığım bir dergi olmamıştı. Bolca notla bitirdim dün gece. 

Özellikle #okuduklarım başlığı altında yer vermek istememin nedeni, güzel yapılan bir işi alkışlamak ve sizlere önermek. İyi olanın hak ettiği şekilde herkesin için ayakta alkışlandığı bir kültür yaratmaya ihtiyacımız var. Kötü olanı arayan, olumsuzla beslenen bir toplum yerine iyiye odaklı, olumsuzu itmeyen ama gelişmeye çalışan. Değişime inanan bir toplum. 

 

Devamını Oku Yorum Yok

Korona İnsan Ayırmaz

Dün CTTHaber ‘Ekonomi Saati’ programına canlı yayın konuğu oldum (izlemek için linki takip edebilirsiniz), konumuz tabi ki hayatlarımızı esir alan Korona Virüs’üydü. Sohbet sırasında aklıma geldi bu makalemin başlığı olan Korona İnsan Ayırmaz.

Açıklanan ekonomik önlem paketi, atılan adımlar doğru muydu? Sosyal medyada, dahil olduğum WhatsApp gruplarında da sıkça tartışılan konulardan birisi. Öncelikle, programda da belirttiğim görüşümü burada kısaca paylaşmak istiyorum. Korona ile oluşan durum kriz değildir, iddiasında rahatlıkla bulunabilirim. Bu bir kaos, hatta Salim Kadıbeşegil’in verdiği isimle ‘Koronakaos’. Durum kaos olunca ne yazıki ki reçetesiz geliyor. Hatta Arif’e tarifin gerektiği nadir durumlardan. 

Reçetesiz ne demek?

İtalya ve Güney Kore’yi düşünelim. İki farklı yolu seçtiler, farklı ilerlemeler gözlemlediler. Bizler yorumu iki yöntemin uygulanması sonucu paylaşılan gözlemler ışığında yapıyoruz. Oysa her iki kararı alan otoriteler bu yollardan birini seçerken gözleri tamamen kapalıydı.

Devamını Oku Yorum Yok

Korona’dan Sonra Ne Olacak?

‘Koronavirüs ile ortaya çıkan durum kriz mi? Kaos mu?’ 

Korona’dan Sonra Ne Olacak?

TV35 ekranlarında iki haftada bir ev sahipliğini yaptığım Reel Ekonomi programının 17.Mart konuğu Salim Kadıbeşegil’di. Stratejik İletişim Yönetimi ve İtibar Yönetimi konularında Türkiye’nin önemli isimlerinden Kadıbeşegil. 43 yıla yakın tecrübe ve 9 kitap. Kendisiyle yaptığımız programın tamamına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz. 

Kadıbeşegil ile itibar yönetimi ve içinde bulunduğumuz durum üzerinden oldukça verimli ve besleyici bir sohbet yaptık. İnsanın tanıdığı bir konuğunu sunmasının zorluğunu da bu programda yaşamış oldum. Hemen başlarda benim için Salim ve Salim Abi olan, Kadıbeşegil’i taktim ederken epey teklemişim, neyse ki toparlamasını hızlıca yapmışız. Sohbetimiz içerisinde bir çok konuya değindik. Günün önemli gündemi ise içinde yaşadığımız durumun Kriz mi? Kaos mu? olduğuydu. Instagram hesabımda da aynı soruyu takipçilerime sordum; yanıt verenlerin %69’u Kaos, %31’i ise Kriz olduğu görüşünde. 

Devamını Oku Yorum Yok

Tanrı İnsan

Tanrı İnsan

İnsan yeryüzündeki hem en gelişmiş hem de en ilkel canlı bence. Gelişmişliği yaratabilme, sürekli gelişme ve değişebilme kapasitesinden kaynaklanıyor. En ilkel canlı olmasının nedeni ise en gelişmiş canlı olma büyüsüne kapılıp Tanrı’yı oynama hevesi. Tüm bu gelişmişliğinin zirvesine uçar adım ilerlerken, Ikarus misali yanıyor kanatları ve denetlenemez bir hızla çakılıyor yeryüzüne. 

Kariyer oyunları, iktidar savaşları, para tutkusu derken bir gün geldi gözle görülemeyecek kadar ufak bir virüs tüm oyunların kuralını değiştirdi. İlk başlarda hafife aldık. İtalya en çok etkilenen ülkeler arasında, uyarılara aldırmamanın ağır sonuçları ortada. Zorunlu olmadıkça seyahat etmeyin uyarılarına, fırsat bu fırsat haydi tatile diyerek karşılık verdiler. Tıpkı İstanbul’dan insanların Bodrum’a Çeşme’ye akmaları gibi aktılar tatil beldelerine. Tarih tekrardan ibaret derler. Corona karşısında bizler, insanlar karşısındaki dinazorlar gibi davranıyoruz. Küçümsüyoruz karşımızdakini ve mikroskop altında seçilebilen bu canlı Truva Atı misali sızıyor içimize. 

Devamını Oku Yorum Yok

Silo Savaşları

Gül Savaşları’nı gölgede bırakan savaş: Silo Savaşları

Yeryüzünde en uzun süredir süren ve bitmek bilmeyen savaş bence ‘Silo Savaşları’. Yüz yıllar önce yeryüzünde ilk şirket kurulur. İlk birimler oluşturulur. Kimi alımdan kimi satımdan sorumludur. Alımdan sorumlu olan Hindistan Çin dolaşır durur. Çay, kumaş, şeker, çay takımı artık çok para edecek ne varsa toplar alır. Birisinin taşıması gerekir, organize lojistik biriminin temelleri atılır. Mallar gelir depocu iş başındadır.

Liman işçileri ayrı bir krallık. Sonra satışçılar girer devreye. Ve savaş öncesi dalaşmalar başlar.

Devamını Oku Yorum Yok