Korona’dan Sonra Ne Olacak?

‘Koronavirüs ile ortaya çıkan durum kriz mi? Kaos mu?’ 

Korona’dan Sonra Ne Olacak?

TV35 ekranlarında iki haftada bir ev sahipliğini yaptığım Reel Ekonomi programının 17.Mart konuğu Salim Kadıbeşegil’di. Stratejik İletişim Yönetimi ve İtibar Yönetimi konularında Türkiye’nin önemli isimlerinden Kadıbeşegil. 43 yıla yakın tecrübe ve 9 kitap. Kendisiyle yaptığımız programın tamamına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz. 

Kadıbeşegil ile itibar yönetimi ve içinde bulunduğumuz durum üzerinden oldukça verimli ve besleyici bir sohbet yaptık. İnsanın tanıdığı bir konuğunu sunmasının zorluğunu da bu programda yaşamış oldum. Hemen başlarda benim için Salim ve Salim Abi olan, Kadıbeşegil’i taktim ederken epey teklemişim, neyse ki toparlamasını hızlıca yapmışız. Sohbetimiz içerisinde bir çok konuya değindik. Günün önemli gündemi ise içinde yaşadığımız durumun Kriz mi? Kaos mu? olduğuydu. Instagram hesabımda da aynı soruyu takipçilerime sordum; yanıt verenlerin %69’u Kaos, %31’i ise Kriz olduğu görüşünde. 

Bizim değerlendirmemiz ise kaos olduğu yönünde. Nassim Nicholas Taleb(@nntaleb Twitter hesabı)’in literatüre kazandırdığı tabirle bir Siyah Kuğu durumu. Sohbetimizde Kadıbeşegil’in sıklıkla vurguladığı üzere bu durumun bir reçetesi yok. Kaos önüne çıkanı deviriyor. Bununla besleniyor ve büyüyor. Alışkanlıkları darmadağın ediyor. Günlük rutinler yıkılıyor.

Bölgesel kaoslara televizyonlardan alışkın olan ve sonrasında .ekilen aksiyon filmlerini mısır eşliğinde izleyen hepimiz şu an filmin içindeyiz. İşin kötüsü içinde olduğumuz filme bir sanal gerçeklik uygulamasıyla dahil olmadık. Tam ortasındayız. Markette boşalan makarana, un dolu rafları gördükçe panikleme eğilimimiz artıyor. 

Kaos yönetilebilir mi? Sorularıma, Kadıbeşegil her seferinde oldukça net bir şekilde HAYIR yanıtını verdi. Asıl önemli olan;

Korona’dan sonra ne olacak?

Sorusunun yanıtı. Şu an her yer toz duman. Ne nerede olduğumuzu, ne de nereye gittiğimizi görebiliyoruz. Alışkanlıklarımız, yaşam sistemimiz, bizler tehdit altındayız. Zeus’un Pazar eğlencesine figüran mı olduk bilinmez ama bir gerçek var ki paranın yenmediğini çok net anladık. Son nehir kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde diyen Kızılderili’nin Zeus’un yanı başında, yüzünde haklı çıkmış olmasına karşın buruk bir ifadeyle oturduğunu görebiliyorum. 

Peki ya bundan sonrası ne olacak? 

Toz duman dağıldığında nasıl bir dünyaya uyanacağız?

İşlerimize bıraktığımız yerde gitmeye başlayacak mıyız?

Ticaret nasıl olacak? 

Etik?

İtibar?

Değerler?

Umarım bu kaos ortamından İnsan’ın daha iyi bir versiyonuna evrilmiş olarak çıkarız. Sohbetimizde Salesforce’un kurucusu Marc Benioff’un kitabından bahsetti Salim Abi, bu büyüklüklere ulaşmanın tesadüf olmadığını, kurum kültürünün önemini vurgulamak adına önemli bir saptamaydı. ‘Patronlar, CEO’lar, Üst Düzey Yöneticiler için Kurumsal Dersler’ kitabının elli ikinci sayfasında altını çizdiğim satırı okudum yazarına ‘mutsuz çalışanlarla itibar yönetmeye çalışıyoruz’ aynı mutsuz çalışanlarla müşteri deneyimi yönetmeye çalışıyoruz. Salesforce Dublin ofisini bir kaç hafta önce ziyaret etme şansı yakaladım, bir çok farklı ulustan farklı inanıştan insanla tanıştım. Daha önce hiç tanımadığım bu insanların yaydıkları olumlu enerjiden etkinlememek olası değil. Karşılaştığınız herkes gülümseyerek sizi selamlıyor. Soru sorduğunuzda göstermenin ötesinde ofise yabancı olduğunuzu anladıkları anda kahve yapmayı öğretiyorlar. Ortama gülümseme ve enerji hakim. 

Bir şirketteki iklimi anlamak istiyorsanız. Herhangi bir katta herhangi bir bölüme gidin ve insanlara bakın. Bu kadar çabaya bile gerek yok. 

Binin asansöre her gün beraber çalışan, aynı hedef doğrultusunda bir arada olan insanlar birbirlerinin gözünün içine bakarak gülümsüyorlarsa o kurumda çalışanlar, kurum müşterileri, kurumun ilişkide olduğu tüm üçüncü partiler mutludur. O kurum personel bulma sorunu yaşamaz, müşteri bulabilmek gibi bir endişesi yoktur. O şirket tıpkı Salesforce gibi uçuşa geçecektir.

Aslında sözümüzün arkasında durup, güven odaklı ilişkiler kurmak işin sırrı. Tıpkı Salim Abi’nin bahsettiği ahilik sistemi gibi, tıpkı Kapalıçarşı’da işleyen söze dayalı ticaret gibi. Sözünüzü tutmazsanız ne olur? Pabucu dama atılmak değimi sizin için söylenmiş olur.

Korona’dan Sonra Ne Olacak?

Sorumuza tekrar dönersek, eğer etik ve adil ticareti merkeze alan, itibarı önemseyen, insanlara değer veren yönetim felsefesini benimsersek; toz kalktığında yeni dünyayı şekillendirecek oyuncular arasında yer alacağız. Yoksa; bize dayatılan standartlara uymaya çalışarak hayatta kalmaya çalışacağız. Üstelik ticareti tüm dünyaya öğreten topraklarda yaşıyor olmamıza rağmen.

Salim Kadıbeşegil’in yeni blog yazısı “Koronokaos” da altını çizdiği cümleleri kalın harflerle tekrarlamak istiyorum; 

‘Bu bir kriz değil KAOSTUR’

‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’

‘Kaos yaşamı teslim alır!’

TV35 ekranlarında 17.Mart.2020 tarihinde canlı yayınlanan ‘Reel Ekonomi’ programını izlemek için YouTube kanalıma tıklayarak ulaşabilirsiniz…

Etiketler:, , , ,

Geri Bildirim gönder...

ob@ykut

This information box about the author only appears if the author has biographical information. Otherwise there is not author box shown. Follow YOOtheme on Twitter or read the blog.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için girişyapmalısın