Sayfa 140

Sayfa 140

Sean Penn ‘Türlü İşlerin Adamı Bob Honey’, H.G. Wells ‘Tanrıların Tohumu’, Yevgeni Zamyatin ‘Biz’, Douglas Adams ‘Otostopçunun Galaksi Rehberi’, Leonard Cohen ‘Görkemli Kaybedenler’, Frederic Gros ‘Yürümenin Felsefesi’, Ray Bradbury ‘Fahrenheit 451’ ve Jack Kerouac ‘Big Sur’. Sean Penn’in kitabını okurken 140. Sayfada bir paragrafa yakalandım. O an yerimden kalkıp kütüphanemizden Leonard Cohen’in ‘Görkemli Kaybedenler’ini aldım ve yüz kırkıncı sayfasını açtım. Ve bu ritüeli bir kaç kitapla sürdürdüm. Ve bu deneme şekillenmeye başladı böylece. Sayfa 140 yukarıda 👆 isimlerini paylaştığım kitapların yüz kırkıncı sayfalarından yaptığım alıntıların karışımı. Başlayalım mı?

Sayfa 140

‘Okumamı ister misin? Okurum, böylece sende hatırlarsın. Geceleri sadece beş saat uyurum. Yapacak bir şey yok. Yani eğer istersen, geceleri yatarken sana kitap okurum.’ 

Günümüzde stres ve gerginlik Galaksinin her yerinde rastlanabilen ciddi ve toplumsal sorunlar arasındadır, ki bu durumun daha da kötüye gitmesini engellemek adına aşağıda gerçekler peşinen açıklanacaktır. Gerçek çıplak bir kürektir ama parmaklarım mosmor ve kanıyorlar. Gerçek, parlak ve yeni bir madeni para gibidir ve mücevher kutunuzda çiziklerle kaplanana dek onu kurcalamak istemezsiniz ve bu, daima iflasın son nostaljik hareketidir. Yaşlı kadının kararlı, gergin ilerleyişini, eğri büğrü, sıska parmaklı elinde tuttuğu çıkınını, cansız çözünürlükle kırış kırış olmuş burnunu (suratı bundan ibaretti) gözünüzde canlandırın. Başlığından uğursuzluk saçarak baş eğerek çıkan afyon çiçeklerini, daracık etekliğinin altından değişmez yavaşlıkta bir nöbet değişimiyle doğuya ve batıya işaret eden önden düğmeli toz beyazı çizmelerini görebilirsiniz.

‘Biliyor musunuz, ben bu gezegenin görüntüsünden hiç hoşlanmadım.’

‘Ham’fendi, bonsai bahçesi Japonlara özgür bir şey. Çinlilere değil.’ 

‘İyi ya, demek tam istediğin gibiyim, sevgilim. Benden daha yozunu bulamazsın.’

‘Adamın ne gibi bir mesaj verdiğini düşünüyorsunuz bilmem ama size önerim o makaslı asansörden hemen inmeniz. Sizi röntgenci diye ihbar etmelerini istemem, bir de bu gün hava çok rüzgârlı…’

‘Aman Tanrım! Aman Tanrım…’

‘Bayan? Bayan? Ham’fendi?’

‘Her şeyi öğrenmek mi istiyorsun?’

‘Evet, istiyorum. Öğrenmeliyim.’

‘Ve seni nereye götürürsem götüreyim, arkamdan her yere gelmeye korkmayacak mısın?’

‘Evet, her yere!’

ANLAŞILMAYAN BAĞIRTILAR

Şikayetçi düştü ve telefon hattı kesildi. Kadın öldü.

Yolun ürkütücü, tekinsiz bir yanı vardır. Her yol farklı bir dünyadır adeta. Birbirlerine benzemezler ve farklı evrenlere çıkarlar.

Etiketler:, , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

ob@ykut

This information box about the author only appears if the author has biographical information. Otherwise there is not author box shown. Follow YOOtheme on Twitter or read the blog.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için girişyapmalısın